Kobi Finans Dergisi:

“Türk Girişimcisi, İş Fırsatlarını Daha İyi Görürse Önü Açık”
Gelişmekte olan ülkelerde, etkin girişimcileri destekleyerek, ekonomik gelişime katkıda bulunmak amacıyla kurulmuş, uluslararası bir sivil toplum kuruluşu olan Endeavor, Türkiye’de 2007’den beri faaliyette… Grup, 1997’de Güney Amerika’da başlattığı destek modelini 2007’de Doğu Avrupa ve Ortadoğu ülkelerinde uygulama ve yayma kararı aldıktan sonra, bölgedeki ilk ofisini, Dünya Bankası Eski Başkanı ve Endeavor Yönetim Kurulu Üyesi James Wolfensohn’ın da önerisi üzerine Türkiye’de açmıştı. Ali Koç, Vuslat Doğan Sabancı, Murat Özyeğin gibi iş dünyasının önemli temsilcilerinin yanı sıra, başarılı girişimcileri ve profesyonel danışmanları da üyeleri arasında bulunduran Endeavor, girişimcileri geleceğe taşıyan, onlara yol gösteren, dinamik bir yapı…
Endeavor Türkiye’nin de desteğiyle Ürdün ve Mısır ofislerini de hizmete açan grup, şu anda merkezi de dahil olmak üzere 11 ülkede ofise sahip. Önümüzdeki 5 yıl içinde bu sayının 25’e yükseltilmesi planlanıyor. Bu süreçte Endeavor Türkiye, bölgedeki ülkelerde yeni ofislerin açılmasında katalizör görevini üstlenecek.
Son 3 yıla yoğun bir gündem ve aksiyonla çalışan Endeavor, dünyanın geleceğinde olduğu gibi, Türkiye’de de girişimciliğin önemli bir yere sahip olacağını düşünüyor ve onları desteklemek için çalışıyor.
Derneğin Türkiye’deki yapılanmasında önemli bir role sahip olan, Endeavor Türkiye Genel Sekreteri Didem Altop ile girişimcilik üzerine konuştuk.
2007’den beri Türkiye’de faaliyettesiniz… O günden bu yana, neler yaptınız?
Son 4 yıla, kısaca bir bakış atacak olursak, en önemli iki gelişme, rehberlik ağımıza katılan nitelikli üyelerimiz ve uluslararası platformda belirlenen Endeavor Girişimcilerinin başarıları oldu. Endeavor’ın hizmet kapasitesi birebir üye yapısı ve üye katılımı ile orantılıdır. 2007’de 31 kurucu üye ile başlayan çalışmalarımız, bugün 120 kişi ile devam ediyor. Türkiye’nin önde gelen işadamları ve üst düzey yöneticilerden, başarıları ile tanınan girişimcilere, güçlü ve profesyonel hizmet/danışmanlık şirketlerine kadar uzanan bir yapı ile şu an 17 şirketten 27 girişimciye tam kapsamlı teknik destek imkanlarımızı sunuyoruz. Ayrıca, her yıl yaklaşık 300 girişimci seçim sürecimizden farklı derecelerde faydalanıyor. Aynı zamanda, 2009 yılında üyelerimizin ve girişimcilerimizin tecrübelerini yeni nesil girişimcilere aktarmak üzere üniversite, lise, medya ve farklı STK’lar ile özendirme çalışmalarımızı önceliklerimiz arasına aldık. Bunların yanında, Türkiye’deki girişimcilik ekosistemine de katkı sağlamaya çalışıyoruz. Endeavor Türkiye’nin Yönetim Kurulu ise Ali Koç, Bülent Çelebi, Ebru Özdemir, Emin Hitay, Emre Mermer, Işık Keçeci Aşur, Mahmut Ünlü, Matthew Brown, Murat Özyeğin, Mustafa Say, Özcan Tahincioğlu, Suzan Sabancı Dinçer ve Vuslat Doğan Sabancı’dan oluşuyor.
Tüm bunların özüne bakacak olursak, Türkiye’deki 120 kişilik rehber ağımızı, Endeavor’ın bulunduğu diğer 11 ülke ofisinin rehber ağı ile birleştirince, girişimcilere çok ender bulunacak bir dayanışma kaynağı yaratmış olduk. Aralarında her sektörden temsilcilerin yer aldığı Endeavor Türkiye Danışma Kurulu’nun üyelerinin üçte biri başarılı girişimcilerden, üçte biri profesyonel servis şirketlerinden, geri kalanı ise CEO seviyesinde yöneticilerden oluşuyor. Kendi bilgi birikimlerini, deneyimlerini ve ilişkilerini girişimcilerin desteğine sunan bu rehber ağının özelliği ise gelişmekte olan ülkelerin girişimciliğe has sorunlarını ve fırsatlarını iyi anlıyor olmaları. Gönüllü olarak üstlendikleri görev ise hızlı büyüme, istihdam ve değer yaratma potansiyeli vaat eden etkin girişimcileri tespit etmek ve çıtalarını daha da yükseltmek.
Türkiye’de ve dünyada girişimciliği, girişimcilik özelliklerini karşılaştırırsak, ortak ve birbirinden uzak özellikler neler sizce? Bizi dünyada girişimciliğe göre avantajlı ve dezavantajlı kılan özelliklerin neler olduğunu düşünüyorsunuz?
Herşeyden önce şunun altını çizmek gerekiyor: Global ekonomik krizle birlikte istihdam ve değer yaratan girişimcilik akımı tüm dünyada önem kazandı. Girişimcilik üzerine kurulmuş Amerika, yaşlanan Avrupa ve Orta Doğu, Asya, Afrika ve Güney Amerika'daki genç nüfuslarına gelecek vaat etmek isteyen, gelişmekte olan ülkelerin hepsi girişimciliği farklı koşullarda (ihtiyaç veya fırsat odaklı), farklı amaçlar için sahipleniyor. Türkiye’de lise ve üniversite mezunları eğitim hayatları boyunca iş deneyimi ve kişisel gelişim fırsatlarına odaklanmıyorlar. Bu nedenle, diğer ülkelerdeki yaşıtlarına göre, girişimcilik için uzmanlık veya yaratıcı fikir geliştirme konusunda iş hayatına geriden başlıyorlar. Oysa ki Türkiye’nin Asya ve Avrupa’nın merkezinde olması, 360 derece bakış açısına sahip olmamız ve Doğu-Batı sentezi kültürümüz, girişimcilik konusunda bize avantajlı bir konum sağlıyor.
Amerika’da kişisel çabayla elde edilen bireysel başarıları ödüllendiren ve kişilerin kendi hayatlarından sorumlu olma konusunda kararlılıklarını destekleyen bir kültür hakimdir. Okul hayatı yalnızca notlar için değil, gençlerin yaratıcı ve eleştirel düşünce becerilerini geliştirmeleri ve liderlik vasıflarını oluşturmaları için yapılandırılmıştır. Disiplin ve itaatkarlık söz konusu olduğunda Avrupa da kültürel yapı açısından Türkiye’den pek farklı değil. Avrupalı gençlerin ek avantajları, daha az sayıda genç nüfusun var olan iş fırsatları için rekabet ediyor olması – ki bu durum daha çok gence daha fazla fırsat demek oluyor.
Şirket sıralamaları incelendiğinde ise Amerika’nın son 20 yılında öncülerin hepsinin değiştiğini ancak bunun karşısında Avrupa’da aynı kaldığını gözlemliyoruz. Türkiye bu konuda da Avrupa’ya benziyor. Burada sorumluluk aslında eğitim kurumlarının yanında büyük şirketlere de düşüyor: Staj imkanlarını yaratmak, üniversite ve özel sektör arasında projeler geliştirmek, yan sanayideki kurumların iştirak olarak değil, kendi ayakları üzerinde durabilen varlık olarak gelişmelerinde rol oynamak.
Peki, bunların karşısında girişimcilik Türkiye’de nasıl bir seviyede? Sizce biz, girişimciliğin ağır bastığı bir ülke miyiz? Yoksa tam tersi mi? Ya da bir girişimcilik potansiyelimiz var ama puzzle’da eksik parçalar mı var?
Türkiye’de her geçen yıl, girişimciliğin itibarı artıyor. 80’li yıllara gelmeden önce en ideal meslek memuriyetti. 80’li yıllarda ekonominin dışa açılımıyla ticaret yaygınlaştı ve aile şirketlerinin sayısı arttı. 90’lı yıllarda bu şirketler kurumsallaşma sürecine girdi. Takip eden 2000’li yıllar ise teknoloji dönemiydi. 2010’dan itibaren öne çıkan konular katma değer sağlama, sürdürülebilirlik ve fark yaratmadan oluşuyor. Aynı zamanda girişimcilik, yalnızca bireysel olarak değil, kurum içinde de üzerinde önemle durulan bir konu haline geliyor. Bununla birlikte, Global Entrepreneurship Monitor’ün (Global Girişimcilik İzleme Merkezi/GEM) raporuna göre, Türkiye girişimcilik için gerekli olan özgüven ve risk alma konusunda en üst sıralarda yer almasına rağmen, fırsat tespit etmede en altlarda; 100 kişiden yalnızca 6 tanesi girişimci oluyor ve bunların yüzde 80’inin eğitim seviyesi ilkokulla sınırlı. Fırsat tespit etmenin dışında girişimci olmanın önündeki en önemli engeller eğitim sisteminde girişimci düşünceyi destekleyen mekanizmaların azlığı, hukuki zorluklar ve tabii ki finansmana erişim konusundaki darboğazlar…
Geçtiğimiz aylarda, ABD Başkanı Barack Obama’nın ev sahipliğinde A.B.D. Girişimcilik Zirvesi gerçekleşti. Endeavor, Türkiye’den 3 Endeavor girişimcisinin bu zirveye katılması konusunda aktif rol oynadı. Bu zirve, dünyadaki girişimcilik dengelerinin değişmesi adına, nasıl bir anlam taşıyor?
A.B.D Başkanlığı Girişimcilik Zirvesinin en somut sonucu Müslüman ülkeler ve Amerika arasında üst düzey işadamlarına ulaşarak özel sektör kaynaklarını ve olanaklarını harekete geçirmeyi hedefleyen “Yeni Başlangıçlar Ortaklığı”ydı. Bu zirvenin ikincisinin 2011 yılında Türkiye’de yapılacak olması Türkiye’nin bu işbirliğinde üstlendiği aktif rolün bir göstergesi. Endeavor dışında Türkiye’de de çok önemli atılımlarda bulunan TOBB Genç Girişimciler Kurulu, TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, Kagider, Genç Başarı Vakfı ve birçok üniversite girişimcilik merkezi özel sektöründe sponsorluk desteğiyle gündemde yer alıyor. Mikro kredi, iş planı yarışmaları, genç ve kadın girişimcilik eğitimi ve Ar-Ge teşviklerinin sayısı artıyor. 26-27 Nisan tarihlerinde Washington’da gerçekleşen A.B.D Başkanlığı Girişimcilik Zirvesine Türkiye’den 6, dünyadan toplam 10 Türk girişimci katıldı. Bu 10 Türk girişimciden 3’ü Endeavor Girişimcileri idi: Bülent Çelebi–AirTies, Fatih İşbecer- Pozitron ve Nevzat Aydın- Yemeksepeti.com.
Girişimcilik Zirvesi’ndeki tüm panellerin ortak teması Müslüman ülkelerdeki girişimcilerle Amerikalı meslektaşları arasında bir köprü kurulması ve girişimcilik fırsatlarının arttırılması için yapılması gereken mekanizmalardı. Ekonomik gelişim için ortak zorlukları aşmada girişimciliğin oynayabileceği rolün vurgulandığı ve Amerika ve Müslüman çoğunluklu ülkeler arasında önemli fırsatlar teşkil edecek uluslararası işbirliklerinin kurulmasının öneminin altının çizildiği Zirve, girişimciliğin dünyadaki yeni konumu ile ilgili önemli ipuçları veriyor.
Bu zirveden, girişimciliği desteklemek adına nasıl sonuçlar çıktı?
Başkan Obama Zirve’deki konuşmasında Amerika’nın Müslüman coğrafya ile ilgili “yeni” stratejisini anlattı ve yatırımları desteklemek için kurduğu 2 milyar dolarlık yeni fonun müjdesini verdi. Zirve’nin ikinci günü 27 Nisan’da ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton yaptığı açıklamada Amerikan iş dünyasıyla Müslüman ülkeler arasında yeni bir işbirliği başlattığını duyurdu. Bu işbirliği kapsamında, A.B.D.’de değişik sektörlerde faaliyet gösteren şirketleri temsil eden önde gelen işadamları ‘Yeni Başlangıçlar Ortaklığı’ adı altında bir platform oluşturduğunu belirtti. Platform, ABD ve Müslüman ülkeler arasında yeni bir başlangıcın vizyonunu oluşturmak amacıyla, üst düzey işadamlarına ulaşarak özel sektör kaynaklarını ve olanaklarını harekete geçirmeyi hedefliyor. Oluşumun Başkanlığını A.B.D Eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, Başkan Yardımcılığı görevini ise Coca Cola’nın Yönetim Kurulu Başkanı CEO’su Muhtar Kent yürütecek. Endeavor da bu projenin aktif ana paydaşlarından biri olacak.
Bir başka uluslararası boyutta yürütülen ve Endeavor’ın bulunduğu ülkelerde evsahipliğini üstlendiği oluşum ise Global Girişimcilik Haftası. Her yıl Kasım ayında yaklaşık 100 ülkede aynı anda kutlanan Global Girişimcilik Haftası 15-30 yaş arası gençlere girişimciliği bir kariyer seçeneği olarak tanıtmayı ve girişimci düşünceyi tetiklemeyi hedefliyor. Devletten özel sektöre, eğitim kurumlarından sivil toplum örgütlerine girişimcilikle ilgili tüm paydaşlarının işbirliği yaptığı hafta ülkelerin girişimci yüzlerini tüm dünyaya sergilemelerine de fırsat veriyor.
Peki, siz destekleyeceğiniz girişimcilerde hangi özellikleri arıyorsunuz?
Etkin girişimci olma yani büyüme potansiyelini korumak ve sürdürebilir başarıyı yakalamak için gerçekten mesleki uzmanlıkla birlikte kişisel vasıflarla da donanımlı olmak gerekiyor. Bu noktada, girişimcilerimizden birebir örnekler vermek gerekirse, 2009 yılı girişimci şirketlerimizden SteamLab, dünyada yeni, Türkiye ve Orta Doğu'da ilk olma özelliğini taşıyan vakum altında buhar uygulamasıyla kuru gıda ürünlerinin özelliklerini bozmadan, ürünlere mikrobiyolojik garanti vererek sağlıklı ve güvenli hale getiriyor. 2008 yılı girişimcilerimizden Ahmet Duyar (Artesis), NASA için yaptığı bir projeyi ilerleterek, elektrikli motorların bozulacaklarını önceden tespit edebilen bir algoritma ve donanım geliştirdi. Dünya üzerindeki milyarlarca motora uygulanabilen bu teknoloji, birçok sektörde önemli arızaları önleyerek büyük tasarruflar yapılmasını sağlıyor. Endeavor Girişimcileri, bir başka değişle Endeavor’ın üzerine yoğunlaştığı etkin girişimciler, iddialı hedefleri ve güçlü büyüme planları olan, tüm paydaşlarına yüksek katma değer sağlayan, kendi hayatlarının yanı sıra, bulunduğu toplumu değiştirme potansiyeline sahip olan girişimcilerdir. Endeavor Girişimcisi Hiref’in ürünlerinin amazon.co.uk’de ilk Türk lüks ürün markası olarak satışa sunulması, birçok Endeavor Türkiye girişimcisinin bu yıl Haziran ayında gerçekleşecek Endeavor Uluslararası Seçim Paneli bünyesinde uluslararası risk sermaye şirketlerinin yatırım turunda yer alacak olması da kurduğumuz yapının önemli örnekleridir.
Sizce bir girişimci zorlukları nasıl aşar? Fırsatları nasıl görür? Nasıl yaşar?
Girişimciliği aslında “bir soruna çözüm üretmek sanat ve bilimi” olarak tanımlayabiliriz. Özellikle gelişmekte olan ülkelere bakarsak, kimisine göre zorluk olarak da nitelendirebilecek birçok fırsatı içinde barındırdığını söyleyebiliriz. Ayrıca en değerli girişimci fırsatları aslında kriz ortamında doğmuştur. Örnek olarak General Electric, Revlon, Hyatt Oteller Zinciri ve Microsoft’u verebiliriz. Dünyaca ünlü bu şirketler yeni pazarlar, yeni ürünler ve inovasyon için sorun ve ihtiyaçları fırsatlara dönüştürerek kurulmuştur. Bu fırsatları sürdürülebilir bir iş modeli ile harmanlayarak değerlendiren, doğru bir ekip ve network oluşturabilen, azimli ve hedef odaklı hareket eden kişiler kalıcı başarıya ulaşabilir. Endeavor olarak bizim tabirimizle “etkin girişimciler” vizyon, uygulama becerisi ve liderlik vasıflarına sahip azimli, açık fikirli ve etik değerleri kişilerdir. İş modelleri ise sürdürülebilir, ölçeklendirilebilir, rekabet üstünlüğüne sahip, sosyal etki yaratacak ve iktisadi kalkınmaya katkı sağlayacak niteliktedir. Bu özellikleri ile rakiplerinden sıyrılarak öne çıkan Endeavor Türkiye girişimci şirketleri arasında küçük ölçekli Endeavor girişimci şirketlerinde çalışan başına düşen ciro Türkiye ortalamasının 10 katı, orta ölçekli Endeavor girişimci şirketlerinde çalışan başına düşen ciro Türkiye ortalamasının 3 katıdır.
Bu örneklerden de yola çıkarak, girişimciliği “aslında bir soruna çözüm üretmek sanat ve bilimi” olarak tanımlayabiliriz. Bu bağlamda, gelişmekte olan ülkelerin, içlerinde bulundukları gerçekler doğrultusunda, aslında gelişim ihtiyacı olan birçok fırsatı içinde barındırdığı da göz ardı edilmemeli. Global Entrepreneurship Monitor (GEM) 2006 raporunda, son 5 yıldır yeni şirketler için artan fırsatlar olduğu, her yıl dramatik bir şekilde değişen tüketim malları ve hizmetleri pazarlarının girişimcilik için olumlu bir ortam sağladığı da unutulmamalı. Bunun yanında, son 40 yılın gelişmeleriyle Türkiye’de yatırımcı sermayenin aslında biriktiğini de gözlemliyoruz. Ancak, yatırımcı sermayesi ile uygulama becerisine dayalı yenilikçi iş modeli/planları olan vizyoner girişimcileri birbirleriyle tanıştırma platformlarını oluşturmak gerekiyor. Biz, Endeavor Türkiye olarak yatırımcı sermaye ve girişimci eşleşmesi sürecinde destek olduğumuz şirketlerin, istihdam ve cirolarını katlayarak büyüdüklerine tanık olduk.
Sayılarla Girişimcilik
* 2006 GEM raporuna göre, tipik Türk girişimci profili erkek, 25-34 yaşları arasında ve ilkokul veya orta okul mezunu.
* Türkiye’de mecburiyetten ziyade fırsat tespit ederek girişimci olanların oranı yalnızca yüzde 1. Endeavor’ın özellikle desteklediği bu segmentteki girişimciler aslında en çok istihdam ve değer yaratma potansiyeline sahipler ve yalnızca onlarcası bile bir araya geldiğinde GSMH’yı yükseltecek nitelikte.
* Yine GEM raporuna göre Türkiye girişimcilik özgüveninde ve risk alma konusunda en üst sıralarda yer almasına rağmen fırsat tespit etmede en altlarda: 100 kişiden yalnızca 6’sı girişimci oluyor.
* Türkiye’de mecburiyetten ziyade fırsat tespit ederek girişimci olanların oranı yalnızca yüzde 1. Endeavor’ın özellikle desteklediği bu segmentteki girişimciler aslında en çok istihdam ve değer yaratma potansiyeline sahip ve de yalnızca onlarcası bile bir araya geldiğinde GSMH’yı yükseltecek nitelikte.
* 2010 yılı itibariyle önümüzdeki 5 yılda 13 milyon gencin işgücüne katılması bekleniyor. Türkiye tarım sektörü de dahil yılda yalnızca 700.000 yeni iş üretiyor!