Kobi Finans Dergisi:

Doğru Zamanda, Doğru İş
1990 yılında dış mekan tekstil ürünleri ithalatı ile mobilya sektörüne adım atan Ica Home&Garden, bugün İstanbul da 5, Türkiye genelinde 11 mağaza ile ev ve bahçe dekorasyonunda sektörde tercih edilen markalardan biri haline geldi. Grup, ihtiyaçlardan doğan fırsatları görerek, doğru zamanda değerlendirdi ve büyüdü. Bugün, tüketicilerin yanı sıra, Türkiye’nin en önemli otelleri, zincir kafeleri gibi kurumsal alıcılar da, hızlı ve esnek çözümlerin yarattığı fark doğrultusunda, tercihini Ica’dan yana kullanıyor.
Şirketin genel müdürü Cenk Kılbey,19 yıl önce babası İzzet Kılbey ve 2 ortağının kurduğu şirketin kuruluş amacının, Türkiye’de bulunmayan, dış mekan hava koşullarına uygun kök boyalı akrilik kumaşları ithal etmek olduğunu söylüyor. İzzet Kılbey, o dönemde, güneşin yoğun olarak hissedildiği, dış mekanlarda çokça zaman geçirilen Türkiye’de, hava koşullara uygun kumaş bulunmadığını fark ederek, şemsiye, tente ve teknelerde kullanılan kumaşlarda dünyanın ilk ve lider üreticisi Amerikalı Sunbrella’nın distribütörlüğünü almaya karar vermiş.
Fikir Doğru Talep Yüksek
Yurtdışından getirdikleri ürünlerin, ilk dönemde özellikle tente ve şemsiye imalatçıları ile otel ve restoranların dikkatini çektiğini söyleyen Kılbey, zamanla nihai tüketicilerden de ilgi görmeye başladıklarını söylüyor: “O yıllarda, Türkiye’de üretilen tenteler, tırlarda kullanılan branda kumaşından yapıldığı için insanları terletiyormuş. Bizim yurtdışından ithal ettiğimiz özel kumaşlar tüm tente imalatçılarının ilgisini çekmiş. Babam doğru bir tespit yaparak, kullanıcıların ihtiyacı olan ürünü sununca da talep kaçınılmaz olmuş.” Ardından, işleri büyütmek ve ithal ettikleri kumaşı daha hızlı tüketebilmek adına neler yapabileceklerini düşünmeye başlıyorlar. Fikir ise hızlı gelişiyor: Şemsiye ve bahçe mobilyaları!
Kılbey, Ica Home&Garden’ın temellerini atan bu fikrin büyümesini ise şöyle anlatıyor: “Yeni ürünlerimizi, kendi satış noktalarımıza tüketiciye sunmaya karar verdik ve 1992’de, Kalamış’ta ilk mağazamızı, 1993’te Antalya’daki turistik tesislere ulaşmak amacıyla 1.500 metrekarelik ikinci mağazamızı açtık. Bunu Ankara izledi… 1999’a kadar, 3 mağazada ile perakende faaliyetlerimize devam ettik. Bunun yanında, kurumsal tarafta yoğun bir şekilde müşteri ağını genişlettik.”
Şirket, ikinci radikal adımını ise 1996’da atıyor. Kış aylarında mağazalardaki satışların düşüşe geçmesi ile birlikte iç mekan mobilyası satışı başlıyor. O yıllarda Türkiye’de oldukça popüler olan Amerikan mobilyalarını getirmeye başlayarak yeni bir başlangıç yapıyorlar. Ürün gamına her geçen gün yeni markalar eklemeye devam ediliyor. Kılbey ürün getirdikleri ülkeleri şöyle anlatıyor: “ Şu anda 32 ülke ile mobilya ve aksesuar üzerine çalışıyoruz. Ağırlıklı olarak Batı Avrupa, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Belçika ve Amerika’nın belirli bölgeleri tercih ediyoruz. Uzakdoğu’da ise Endonezya, Çin Vietnam, Tayland, Tayvan gibi Güney Asya ülkeleri var. Her ürünün daha kaliteli ve uygun fiyatla üretildiği bölge farklı, bu nedenle çalıştığımız ülke sayısı da çok fazla. Örneğin, bahçe mobilyasında en çok tercih edilen tik mobilyalar yalnızca Endonezya ve Tayland’da var. Örgü mobilya konusunda ise Filipinler, Vietnam ve Çin, hem çok kaliteli hem de en uygun fiyatlı üretim yapıyor. Bu nedenle, satın aldığımız ürünün fabrikası hangi ülkede ise orayla çalışmayı tercih ediyoruz.”
En İyisi Neredeyse Oraya Gidiyorlar
Bu noktadan hareketle, grubun başarı sırrı, hızla büyüyen ürün gamını oluştururken gösterdiği özen… Dünyanın hemen her bölgesinde ev ve bahçe dekorasyonu ile ilgili fuarları takip ettiklerini de sözlerine söylüyor: “Katıldığımız fuarlarda, önümüzdeki yıllarda yükselişe geçecek olan modelleri ve şirketleri yakından inceliyoruz. Gelecek dönemde hangi tedarikçilerle çalışacağımıza karar veriyoruz. Ürün gamımızda şu anda 6.500 model var. Müşterilerden gelen talepler doğrultusunda çeşitlerimiz her geçen gün daha da zenginleşiyor.”
Bu doğrultuda, müşterilerden gelen her türlü istek ve öneriyi değerlendirdiklerini söyleyen Kılbey, bu ilişkide ‘Hayır’ kelimesinin olmadığını vurguluyor: “Müşterilerimizin isteklerini, ticari limitlerimiz içerisinde yanıtlıyoruz. Ürün gamınızda olmayan çok özel istekler olduğunda, araştırma yapıp tedarik ediyoruz. Bu tür özel talepler ise daha çok kurumsal müşteriler tarafından geliyor. Kurumsalın büyük bölümünü oluşturan oteller, ağırlıklı olarak Türkiye’nin ve dünyanın en büyük mimarlık ofisleri ile çalışıyor. Ve bu mimarlık ofisleri, genellikle standartların dışına çıkarak, kendi tasarladıkları ürünlerin imalatını istiyor. Biz de istenilen ürünü en iyi yapabilecek olan üreticiyi belirliyoruz, sonrasında gidip kalite kontrol ve üretim takibini yaparak sonuca ulaşıyoruz. İstanbul, Ankara ve Türkiye’nin kıyı şeridindeki tüm 5 yıldızlı ve butik otellerde görmüş olduğunuz ev ve bahçe mobilyalarının büyük bölümü Ica Home& Garden‘a aittir. Örnek vermek gerekirse, İstanbul’daki tüm Starbucks ve Gloria Jeans Coffee’lerin dış mekan mobilya tedarikçisiyiz… Yurtdışından gelen tüm mobilyaların montajını, dış mekan mobilyalarının minderlerini, şemsiyelerinin üst brandalarının konfeksiyon üretimini, müşterinin renk ve desen tercihine göre biz gerçekleştiriyoruz.”
Grubun önümüzdeki dönem ile ilgili hedefi ise kendi markalarından ayrı olarak, 2 yıl önce Türkiye distrübütörlüğünü aldıkları Fransız Ligne Roset markasını daha geniş kitlelere ulaştırmak ve mağaza sayısını arttırmak… Bugün, 11 mağazada bulunan 16.000 metrekarelik teşhir alanı ve çeşitli bölgelerde bulunan 9.000 metrekarelik depo, bugün, müşteri beklentilerini karşılamakta yeterli oluyor. Bu nedenle, yakın gelecekte, hızlı bir alan artışından ziyade, ürün çeşitlendirmedeki çalışmalar yoğun olarak devam ediyor.