Kobi Finans Dergisi:

Metalin Sağlamcısı
Hakan Koçak’ın bundan 12 yıl önce kurduğu Sağlam Metal, 3 kişinin çalıştığı küçük bir depoda yola çıktı. Bugün ise üretim yapan, yabancı ortaklı, sektörün en büyük şirketi... Koçak, sektörün gelişimi için de çalışıyor.
Çoğumuz üniversite tercihlerimizi yaparken, aslında ne olacağımızı, ne yapmak istediğimizi pek de bilmeden doldurmuşuzdur o formları… Mezuniyetten sonra ise çoğu zaman, eğitimini aldığımız alanın dışında bir mesleğe yöneliriz. Makine-metal sektörünün güçlü şirketlerinden biri olan Sağlam Metal’in kurucusu ve genel müdürü Hakan Koçak için ise, durum tam tersi yönde gelişmiş. Hayatı boyunca, çalışmak istediği alanları, kendisi için hep net bir şekilde tanımlayan Koçak, metalurji mezunu… Genç yaşlardan itibaren, hedefe doğru, sebatla ve kararlılıkla, adım adım yaklaşan Koçak’ın sahibi olduğu Sağlam Metal ise bundan 12 yıl önce, 3 kişilik bir ekip ve küçük bir depo ile yola çıktı. Bugün merkez ofis ve fabrika dışında, Türkiye genelinde 7 noktada, imalat sanayinin her türlü metal ihtiyacını karşılayan şirketin, yabancı ortağı da bulunuyor.
Koçak, işini o kadar çok seviyor ki, sektörün gelişimi için de önemli çalışmalar yapıyor. Hala, dökümhanede eriyen metal karışımının göz alıcı ışıltısına bakarken, ona şekil vermenin heyecanı gözlerinden okunuyor. İşini çok sevdiğini her fırsatta ifade eden Koçak, sektörde Türkiye’de kat edilmesi gereken çok yol olduğuna inanıyor ve bu alanda çalışmalar yapıyor. Koçak, sektör için, başucu kaynağı niteliğinde 2 de kitap hazırlamış.
Memur bir ailenin 5 çocuğundan biri olarak Erzurum’da dünyaya gelen Koçak, babasının görevi nedeniyle, çocukluğunu Türkiye’nin değişik illerinde geçirmiş. “Küçük yaşlardan beri elektrik devrelerine, elektronik aletlere ilgim vardı” diyen Koçak, bu durumun meslek seçiminde büyük etkisi olduğunu söylüyor: “Elektrik mühendisi olmak istiyordum. Bu amaçla meslek lisesine gitmeyi tercih ettim ve elektrik bölümünü bitirdim. Ancak staj yaptığım sırada elektrik akımına kapıldım ve bu fikirden o anda vazgeçtim.”
Koçak’ın başına gelen bu talihsiz kaza, aslında onu bugünlere taşıyan dönüm noktalarından biri oldu. Eğitiminde metalurji mühendisliğini tercih etti. Yüksek lisans eğitimini de bu alanda tamamlayan Koçak’ın öğrenim gördüğü İstanbul Teknik Üniversitesi’nde akademisyenlik denemesi de oldu: “O zamanki şartlar çok ağırdı. Asistanlığa ancak 2 ay dayanabildim” diyen Koçak, akademik kariyerin kendisine göre olmadığını anlayıp, profesyonel iş hayatına adım atmasıyla yaşadığı gelişmeleri şöyle aktarıyor: “Özel çelikler üzerine faaliyet gösteren bir şirkette işe başladım ve bu konuda İsveç’te eğitim aldım. Bu şirkette çalışırken “satış mühendisi" olarak sahaya çıktım. Benden önce kalıp çelikleri masa başında pazarlanırdı. Ben tek tek müşterileri, imalatçıları ziyaret ederek, sektörde bir ilki gerçekleştirdim. Türkiye’nin ilk satış mühendislerinden biri oldum. 3 yıl bu şirkette çalıştıktan sonra, yine aynı sektörde faaliyet gösteren bir Alman şirketine geçtim.”
Sağlam Metal’in Temelleri Atılıyor
Toplam 9 yıl süren profesyonel kariyerinden sonra, hayatında artık yeni bir sayfa açma zamanının geldiğine inanan Koçak, 1997’de kendi işini kurmaya karar verdi. Ancak çok fazla sermayesi yoktu. Yeni bir girişim için gerekli olan en büyük sermayeye, yani güçlü insan ilişkilerine sahip olduğunu biliyordu. Koçak, Sağlam Metal’i kurmaya karar verdiği dönemde yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Alman şirketinde geleceğim olmadığını hissedince ayrılmaya karar verdim. Artık kendi işimi kurmak, kendi doğrularımla hareket etmek istiyordum. İş kurmak sermaye demektir. O günün parası ile birikmiş 20.000 markım ve eşimin desteği vardı. Ancak bizim yaptığımız işte en büyük sermaye insandır. Yani iş yaptığınız müşteriler, ürün aldığınız tedarikçilerle kurduğunuz iyi ilişkiler ve sağladığınız güven çok önemlidir. Bu yönümün çok kuvvetli olduğunu biliyordum. İşten ayrıldığım günün hemen ertesinde, Bayrampaşa’da ofis ve depo olarak kullanabileceğim kiralık bir yer aramaya başladım. Sorup soruştururken, tesadüfen, tam da istediğim gibi bir işyerini devretmek isteyen genç biri ile tanıştım. Kendisi ile konuşup anlaştık. Devir işlemleri bitmek üzereyken, ona ’Peki sen ne yapacaksın’ diye sordum. Genç ve işi iyi bilen biriydi. Bir de işçisi vardı. Benim de işi sahiplenecek bir elemana ihtiyacım vardı. ’Gel benimle çalış’ dedim ve ona da sembolik bir hisse verdim. Böylece Sağlam Metal, 3 kişilik bir ekip ve küçük bir depo ile yola çıktı. Bugün İkitelli Merkez, Gebze Fabrika dışında, Bursa, Ankara, İzmir, Adana ve Kayseri olmak üzere, Türkiye genelinde 7 noktada, imalat sanayinin her türlü metal ihtiyacını karşılıyoruz.”
Almanlardan Ortaklık Teklifi
Bugün 70 kişilik bir ekibe sahip olan Sağlam Metal’in, kısa süre içerisinde sektörde bilinen ve aranan şirketlerden bir haline geldiğini ifade eden Koçak, bu gelişmede Alman ortak Dörrenberg’in de büyük etkisi olduğunu söylüyor: “Ticaretini yaptığımız ürünleri büyük ölçüde yurtdışından ithal ettiğimiz için, Sağlam Metal’in iyi bir ithalat partnerine ihtiyacı olduğunu biliyordum. Dörrenberg, özel çelikler konusunda 300 yıllık bir geçmişe sahip, Avrupa’nın en büyük şirketlerinden biri… Şirketin kuruluş işlemlerini tamamlar tamamlamaz, ilk işim, Almanya’ya gidip Dörrenberg yetkilileri ile görüşmek oldu. En büyük şansım, böylesine büyük bir şirketin, Türkiye’de yetkili bir satıcısının olmamasıydı. Dörrenberg’den ithal ettiğimiz ürünleri Türkiye’de satmaya başladık. İşbirliğimiz başladıktan yalnızca 4 ay sonra, şirketin distribütörlüğü için teklif aldık. Bu o zaman için büyük bir başarıydı. 2000 yılında ise onlardan ortaklık teklifi geldi. 2001 krizi nedeniyle hisse satışı ancak 2007’de gerçekleşebildi. Bir miktar hissemizi Dörrenberg’e satarak sektörde yabancı ortaklı ilk şirketlerden biri0 olduk.”
300 Metrekare’den 8800 Metrekareye
Sağlam Metal’in kuruluşundan 8 yıl sonra ithalatçı kimliğinin yanına bir de üreticiliği eklemek isteyen Koçak, pazarın ihtiyaçlarını da göz önüne alarak üretime geçmeye karar verdi. Öncelikle küçük bir imalathane ile üretime başlamak isteyen Koçak’ın fabrika kurma hikayesi de hayli ilginç: “Küçük çaplı imalat yapmak üzere 300 metrekarelik kiralık bir alan aramaya başladık. Ancak sonrasında kiralama yerine mal sahibi olmanın daha karlı olacağına kanaat getirdik. Hal böyle olunca, 1000 metrekarelik bir arsa aramaya başladık. Derken, şu anki fabrikamızın olduğu araziyi bulduk. Ancak burası 3800 metrekareydi ve hedefimizin çok üzerindeydi. Satışlarımız o dönem çok iyiydi, gözümüzü kararttık ve arsayı aldık. 1 hafta sonra bu araziye 2000 metrekarelik bir alan daha ekledik. Son olarak, 3000 metrekarelik bir arsa daha aldık ve toplam alanımız 8800 metrekareye ulaştı. Büyük düşündük, yatırımdan kaçmadık. Bugün o günkü cesaretimizi takdir ediyoruz ama artık yatırımlarımızı ince eleyip sık dokuyarak şekillendiriyoruz. Şu anda 1800 metrekare kapalı alanda, yıllık 60 ton kapasite ile bakır alaşımları üretimi gerçekleştiriyoruz. Zaman içerisinde imalatını yaptığımız ürünleri ihraç etmeye de başladık. Ciromuzun yaklaşık yüzde 25’i Avrupa ülkelerine yaptığımız ihracattan geliyor.”
Üretime karar vermelerinin Sağlam Metal’in dönüm noktası olduğunu söyleyen Koçak, sektörde fabrikasyon üretim yapan ilk şirket olduklarının da altını çiziyor.
Başvuru Kaynağı Kitaplar
Öte yandan, sektörün çok fazla teorik bilgi ile karşı karşıya olduğunu ve özellikle üretimde çalışan mavi yakalıların, bu nedenle sorun yaşadığını fark eden Koçak, sektöre yönelik iki başucu kitabını da bizzat kendisi kaleme aldı. İlk olarak 136 sayfalık “Takım Çelikleri El Kitabı”nı hazırlayan Koçak’ın bu kitabı Alman ortaklarından da büyük ilgi gördü. Ücretsiz olarak sektör temsilcilerine dağıtılan kitap İngilizceye de çevrildi. Bugün ise birçok Avrupa, Uzakdoğu, Afrika ve Ortadoğu ülkesinde başvuru kaynağı olarak kullanılıyor. İlk kitabın büyük ilgi uyandırmasının ardından, Koçak, 2006’da “Bakır Alaşımları El Kitabı”nı tamamladı. 126 sayfalık, pratik bilgiler içeren bu kitap da halihazırda İngilizceye çevrilmiş durumda. ‘Sektörün gelişimine katkı sağlamaktan mutluluk duyuyorum’ diyen Koçak, yine pratik bilgiler içeren yeni bir kitabın hazırlığını da sürdürüyor.
Sektörün Nabzını Tutuyoruz
Sektöre yönelik birçok eğitim, seminer ve panel organizasyonu da düzenleyen Sağlam Metal, bu etkinliklerle sorunları masaya yatırıyor, çözüm yolları arıyor. Amaçlarının metallerin kullanım alanlarını doğru bir biçimde aktararak sektörün potansiyelini ortaya çıkarmak olduğunu ifade eden Koçak, en önemli yan kol olan kalıpçılığın gelişimini desteklemek amacıyla da Dünya Gazetesi işbirliğinde çeşitli illerde paneller düzenlediklerini belirtiyor: “Hızla büyüyen, ancak potansiyelini henüz ortaya çıkaramamış bir sektörüz. Öncelikli amacımız buna dikkat çekebilmek. Bu alanda Portekiz ve ispanya öncülük yapıyor, ancak Türkiye’nin taşıdığı potansiyel çok yüksek. Doğru adımları atarsak Avrupa’nın kalıp merkezi olabiliriz.”
Krizde Ar-Ge’ye Odaklandık
Küresel krizin etkilerini her şirket gibi hissettiklerini ancak önceden önlemlerini aldıklarını belirten Koçak, bu dönemde yoğunluk nedeniyle fazla zaman ayıramadıkları işlere odaklanacaklarını ifade ediyor. Ar-Ge çalışmalarına hız verdiklerini ifade eden Koçak, çalışmalarını şöyle anlatıyor: “Daha önce fikir olarak geliştirdiğimiz projelerimiz ile ilgili fizibilite çalışmalarına başladık. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) ile yeni bir projenin hazırlıklarını yürütüyoruz. Bunun dışında yeni ihracat pazarları ile ilgili de araştırmalar yapıyoruz. ‘Kendimizi hangi fuarlarda nasıl daha iyi anlatırız’ diye çalışıyoruz. Kurumsallaşma çalışmalarımızı hızlandırdık. Bu konuda, finans ve müşteri ilişkilerine yönelik çalışmalar yapıyoruz. Kriz var diye elimizi kolumuzu bağlayıp oturmuyoruz. Olumsuz düşüncülerden kurtulmalı ve yolumuza devem etmeliyiz.”
İlerleyen dönemde üretimini gerçekleştirdikleri bakır alaşımları ürün portföyünü genişletmenin en büyük hedefleri olduğunu dile getiren Koçak, bilinçli ve sağlıklı büyümeye devam etmek istediklerini belirtiyor. Fabrika alanını 4000 metrekareye çıkarmayı da amaçladıklarını sözlerine ekleyen Koçak, kısa bir süre sonra 2’inci döküm ocağını da faaliyete geçireceklerini ve üretim kapasitelerini yıllık 1200 tona çıkaracaklarını belirtiyor.