Önüm Arkam, Sağım Solum KOBİ
Türkiye’de, özellikle son yıllarda, kurumsal pazarda kiminle konuşsanız, hedef kitlesinde en önemli payın KOBİ’lerde olduğunu söylüyor… Herkes, KOBİ pazarında büyüyecek, onlara son teknoloji ürünlerini satacak, verimlilik yaratacak, hız katacak, ihracatını ithalatını kolaylaştıracak! Satışların en büyük bölümü KOBİ’lere yapılacak! En büyük karlar da KOBİ’lerden kazanılacak. Herkes, ürünlerini, kendi sektörünün jargonunun içine biraz da İngilizce sos katarak, o da yetmedi “şirket içi” kısaltmalarla, (Örnek vereyim: FTA, STD vb.) terimlerle süsleyerek, anlatıyor da anlatıyor. Televizyonda bol bol KOBİ reklamları dönüyor. KOBİ bir gün kral, bir gün çiftçi, başka bir gün kasap oluyor… Derken, at üzerinde kredi toplayan bir “beye” dönüşüveriyor.
Bu da bitmiyor, KOBİ konferansları, seminerleri, toplantıları yapılıyor. Bir toplantı odası tutuluyor, sunum yapacak biri bulunuyor, sonra neredeyse boş sandalyelere karşı, KOBİ gündemi tartışılıyor, KOBİ’ler kurtarılıyor, oradan da yemeğe geçiliyor… KOBİ’lere seslenen çok, ama ‘Ben KOBİ’yim’ diyen yok… Peki bu işten zararlı çıkan kim? Bol bütçelerle bu etkinliklere sponsor olan, ekonomik maliyetin yanı sıra, mesaisinin de önemli bir kısmını bu değerli projelere harcayan iş dünyası!
Sizinle bir sır paylaşacağım: Tüm Türkiye, hepimiz KOBİ’yiz! Hayır, aslında ben, sahip olduğum danışmanlık şirketinin cirosuna bakınca henüz KOBİ’nin “mikro” suyum. KOBİ olmak için çalışıyorum.
Bu yüzden, iş dünyasında KOBİ’lere hitap eden herkese, şu naçizane öneriyi yapmak istiyorum: Lütfen, reklam ajanslarınıza, Türkiye’nin en iyi, hatta dünyanın en iyi üniversitelerinde yetişmiş değerli yöneticilerinize ya da danışmanlarınıza, KOBİ’lere yönelik ürünleriniz, hizmetleriniz ya da pazarlama stratejileriniz hakkında akıl danışmadan önce, Anadolu’ya gidin, Organize Sanayi Bölgeleri’ne (OSB) uğrayın. Pasajları gezin, halleri dolaşın… Niş ürünler üreten, dünyanın dört bir yanına ihracat yapan, küçük üreticileri, mesela düğmecileri ya da kalıpçıları dolaşın. Onlarla sohbet edin, işyerlerinden içeri adım atın. İşlerini nasıl kurduklarını sorun… Her zorluğu nasıl aştıklarını dinleyin… Size garanti veriyorum, en iyi yönetim kitabından ya da dinlediğiniz en iyi yönetim gurusundan daha çok şey öğreneceksiniz. Daha çok motive olacaksınız.
İhtiyaçlarını, sorunlarını, çözüm önerilerini dinleyin. Zaman ayırın, mesainizi onlara verin. Hadi, masanızdan kalkın, biletinizi alın ve Anadolu’ya gidin. Göreceksiniz, KOBİ’ler için doğru ürünleri, hizmetleri, doğru pazarlama stratejilerini o zaman göreceksiniz.
Müşteri inovasyonunun nasıl gerçeğe dönüştüğünü ise siz döndüğünüzde konuşuruz.